Hat

 

 

 

 

İslamiyetin gelişi ile Arapların kullandıkları harfler estetik boyut kazanarak sanat haline gelmiştir. Bu harfler, Kur’an-ı Kerimi ve hadisleri daha güzel ifade etmek amacıyla; ölçülü olarak şekillenmiştir.

 

Özellikle, Türklerin İslamiyeti kabulü ile de okuma yazma vasıtası olarak seçtikleri bu harfler, VII yüzyılın ortalarından itibaren estetik unsurlar kazanmış ve bu günkü seviyesine gelmiştir.

 

Yazı sanatının tarifi olarak; "Hat, cismani aletlerle meydana getirilen ruhani bir hendesedir." yani hat sanatı ruhani bir mühendislik harikasıdır. Cümlesiyle tarif edilmiş ve bu tarife uygun bir anlayış çerçevesinde de asırlardır süregelmiştir.

 

Hat sanatında harflerin çoğu, kelimenin başına, ortasına ve sonuna gelişlerine göre bünye ve şekil değişikliğine uğrarlar, sanat haline dönüşüyle de  pek kıvrak ve estetik bir şekle bürünen harflerin, birbirleriyle bitiştiklerinde kazandıkları görünüş zenginliği, aynı kelime veya cümlenin muhtelif terkiplerle yazılabilme imkanı, bu yazılara, sanatta aranılan sonsuzluk ve yenilik kapısını açık tutmuştur.