Kakma

Ahşap ve kazınabilecek nitelikteki herhangi bir madde üzerinde bazı kısımlar oyularak desenler oluşturulur. Bu alanlara sedef, mermer, altın, fildişi, kemik, metal ve seramik gibi malzemelerle oyulan şeklin aynısından kesilmiş parçalar gömülerek yerleştirilir. Bu işleme “kakma”, yapan kişiye “kakmacı”, işlemin kendisine de “kakmacılık” denmektedir.

Kakmacılık çok eski dönemlerden beri yapılan bir sanattır. Tüm toplumlarda kakma yapılmış eserler görülmektedir. İlk sedef kakma örneklerine Sümer mezarlarında rastlanır. Uzak doğu merkezli sedefkârlığın Anadolu’ya Türklerle birlikte geldiği düşünülmektedir. Hassas ve çabuk kırılabilen özelliklere sahip olmasından dolayı sedefin kullanıldığı eski örneklerden çok azı günümüze ulaşabilmiştir. Edirne II. Bayezid Camii’nin kapı kanatları Osmanlılardan günümüze ulaşan sedef kakma örneklerinden biridir.Kakma, süsleme ve estetik için yapılan bir sanattır. Mimaride kürsü, pencere, minber ve kapı kanatları gibi pek çok alanda uygulanmıştır.